Almaty on May’ 14

Nasıl bir şehir olduğunu ben 6 günde çözemedim… ((:

Neden mi hemen değinelim, şehir bildiğin cennetten fırlamış bir köşe gibi, yem yeşil, bildiğin huzur akıyor. Ömrümde en son çocukluğumun almanyasında duyduğum kuş türleri çeşidini ilk defa burada duyunca, bildiğin aldı götürdü beni çocukluğuma…

Özlemişim, huzuru, havayı içime çekerken, çimlerin ferahlığını, kokuları ilk defa bu kadar ayrıştırabildiğimi fark ettim… kaldı ki sigarayı bırakmışken, temiz havanın etkisinde kalacağım aklımın uçundan geçmezdi.

Almaty de bildiğin içsel yolculuk yaptım gibi bir şey aslında, toplamda 6 günün 3 günü eğitim vermiş olsam da, kalan 3 gününde şehri keşfetmenin vermiş olduğu duygu inanılmazdı. Nerde durduğumun nasıl bir yaşam içerisinde olduğumun yolculuğunu yapmış olsam da, aynı zaman da da Almaty şehrinin hikayesinin kendinden dinlemek çok ilginçti.

Öncelikle şunu belirteyim, şehirde İngilizce bilen çok çooook az kişi bulunuyor. Marketlerde ise hiç yok, tesadüf eseri sokakta parkta İngilizce bilen birkaç öğrenci yada oraya göç etmiş insanlar olabiliyor. İngilizceden çok Türkçe bilen kazak halkına rastlamak çok daha büyük olasılık, birkaç büfede yada türk takıları satan dükkanlarda kazak halkı le konuşma fırsatım oldu. Onun dışında niyet 😀 yazılışı bu ama rusça kelime olup hayır anlamına geliyor, herhalde 1 hafta daha kalaydım kesin şu Rusçayı da çözerdim ya neysee diyor ve fotoğraflara geçiyorum ((:
Şehir çok renkli olmakla birlikte, fazlasıyla rus egemenliği altında kalmış, rus mimarisine rastlamak mümkün. Almaty sonradan kurulan bir şehir olmakla birlikte aşırı düzenli ve temiz bir şehir…

Bu şekilde yolları en son avrupa da görmüştüm, bu denli yeşil ((:
Yollar yol değil, bildiğin gidiş geliş çift yönlü…
Okul Binası…
yine yollardan bir görüntü…
Her yerde muntazam parklar bulunuyor…
parklar içerisinde, mutlaka bir anıt ve her anıtın bir hikayesi var…
Özgürlük heykeli…
Karşıdaki bina belediye binası…
yine bayıldığım yollar…
The 28 Panfilov Heroes Memorial Park içerisinde bulunan büyük Ortodoks katedrali
Çeşme…
The 28 Panfilov Heroes Memorial Park içerisinde bulunan büyük Zenkov Ortodoks katedrali
Bir demet gelincik lütfen ((:
The 28 Panfilov Heroes Memorial Park büyük anıt
benim orda bulunduğum hafta, 28 kahramanın şehit düştüğü haftaydı ve anma törenleri için çalışmalar sürüyordu, çalışmalardan görüntüler…
Anıtlardan bir tanesi
Hiç sönmeyen ateş burada da vardı…
Şehit düşen 28 kahramanın anıtları
anma töreninde okullarda gezi düzenlemiş parka
ben yine park içinde yazı yazarken buldum kendimi, kuş sesleri hala kulaklarımda…
Almaty de çok fazla grafiti ile karşılaşmadım, karşılaştığım ender çalışmalardan iki tanesi
Sosyete pazarıymış, ama pazar içinde sadece restoranlar bulunuyordu, pek fazla bizim anlayışımıza göre sosyete pazarında bulunanlarla örtüşmüyordu açıkcası ((:
dip not: Almaty de genellikle rus mutfağı hakimdi, çok ende kazak mutfağı bulunuyordu.
İstiklal demeyelim de, araç trafiğine kapalı, bol restoran ve mağaza bulunan bir cadde ve bu cadde üzerinde en gözde mekanlarımdan bir tanesi, sushi restoranı, sushi yedim mi hayır (: ama noodle yedim ((:
yolumun üzerinde karşılaştığım bir telefon kulübesi, bildiğin aklıma Londra geldi ((:
Halen eski usul taşıt sistemi, elektrikle çalışan doğa dostu taşıt sistemi…
Kapılar, kapılar ve yine kapılar ((:
Kültürel bakımından çok zengindi Almaty, yine çok sıkça karşılaştığım tiyatro binaları…
Cumhuriyet meydanına doğru giderken karşılaştığım bir başka özgürlük anıtı…
Merkezde bulunan eskizler…
ve Almaty içn büyük önem taşıyan sembolik anıt, Almaty Bağımsızlık Anıtı
Buraya genellkle yeni evli çiftler gelip, ellerini bu kitaba koyup hem dilek dilenip ve bi nevi yemin edilirmiş… O sıcakta elim yanmıştı…
Ben ve yazılarım (:
Ve ben birini çok özlemştim, karşıma bu yazı çıktı, kaçar mı, benden kaçmaz diyorum… ve…
bir yazımın daha sonuna geldik… Almaty mutlaka görülmesi gereken, vaktiniz varsa mutlaka bir güne değilde, birkaç güne sığdırılması gereken bir destinasyondur. Unutmadan, Almaty de çukulata fabrikası bulunuyor ve kendi ülkelerine has çukulata üretiyorlar, ben çok sevdim ve mutlaka denemenizi de tavsiye ediyorum… Bunu yanı sıra, içebilirseniz kımız deneyin, ben onu maalesef içemedim, yanıma da bir litre almış olmama rağmen gitmiyor ((: damak tadı uyumsuzluğu hat safhada ((: onun yerine daha tatlı olan ve kafa yapmayan deve sütünü içebilirsiniz, itiraf etmeliyim ki kımız dan sonra ona da dayanamadım, ama denemek isteyen buyurabilir ((:
Gitmek, Görmek, Yaşamak Lazım der ve sağlıcakla kalın…

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir