Hayat Bizi Bekliyor…

Düşünsene, hayat bizi bekliyor…


Tüm renkleriyle, heyecanıyla, ritmine bize kuçak açmış, bildiğin bizi davet ediyor…
“Hey sen, ne duruyorsun be, at kendini denize” adlı dizeler geldi aklıma ((: Nasıl demiş şair, ‘Hürriyete Doğru’…

Peki öyleyse biz neyi bekliyoruz? Hayatın akışı içinde doğru ivmeyi yakalamayı mı, yoksa rüzgarın tam arkamızdan estiği anı mı, yoksa an bu an haydi gidiyoruz demeyi mi…

Oysa ki bizi daha nice yerler bekliyor, hani sadece bizim tarafımızdan keşfedilmeyi bekleyen, daha keşfedilmemiş o kadar çok yer var ki, ama o yerler ancak bizim gözlerimizden güzel, bizim keşfettiğimiz kadar harika, muhteşem…

Mesela sadece bizimle birlikte anlam kazanacak yerler var bu gezegende…hani gökyüzüne nerden baksan aynı olabilir ama o gökyüzüne birlikte baktığımız sürece güzel aslında. 

Zaman kavramının yetmediği bir zamandayız, günlerin çok kısa olduğu, vaktin altın değerde olduğu bir çağ da yaşıyoruz. Akrep ve yelkovan kendi içinde yarışırken, bizleri de pervasızca bu yarışa ortak etmelerine çok kızıyorum. Ne gerek vardı bu telaşa şu kısacık hayatta? Oysa ki, tüm güzelliklerin artık sessizce bize göz kırptığı, ‘hey beni görmezden gelme, bir gün görmezden geldiğin için üzülecek ama geri de dönemeyeceksin!’ derken, yalan söylemediği bir gerçek ile karşı karşıyayız…

Oysa ki, hayatın ritmi, tüm hızıyla devam ederken, yanımdan geçmesine tahammülüm yok…

Vakit kaybediyoruz sevgili, durmayalım, bizde hayatın ritmine kapılmalıyız derken benim hayata olan o çoçuksu telaşım aslında sadece bundan dolayı… Renkleri görelim, mavinin kırmızıyla birleştiği, sarının turuncuya döndüğü ufukları görelim. Gökyüzünün binbir rengine şahit olalım, olalım ki hayatı anlatacak anılarımız olsun. Anlatırken bile gözlerimizdeki heyecan okunsun, anlatırken bizim çoşkumuza kapılmalı herkes. Nefesimizin hızlandığı, kalp atışlarımızın dışardan duyulduğu çoşkuya katalım herkesi. Kıskansınlar bizi, hayatı yaşadığımız için kıskanmalı herkes bizi, çünkü biz hayatı yaşarken, hayatın bizi yaşamadığını görmeli herkes.

Gezmek tutkudur, bu tutkuyla hayata tutunmalı, yeni hayatlar görmeliyiz. Yeni hayatlardan kendimize birer pay çıkartmalıyız ki paydamız büyüsün, ufkumuz genişlesin, gördüğümüz ile yetinmeyip hayata akmamız gerektiğini hissedelim. Durarak yaşanmaz ki, aynı günleri tekerrür halinde yaşamak kanımı emiyor. Başkalaşmalıyız, tüm bunlardan sıyrılmalıyız, siyah beyaz bir kare içerisinde renklerimiz olmalı.

Biz, biz olduğumuz sürece yaşıyoruz, bu yüzden…

Hayat bizi bekliyor…

Yazar: admin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir